Şuan SiaMektebi da 0/5 Kişi Online
Anasayfan YapFavorilerine EkleE PostaPlayerHarita
SiaMektebi Google   
Bugün 20.05.2012 
Son Konular           • 122550100 Son Yazan Cvp Hit
İmam rıza (as)’ın güzel ahlakı SiaMektebi 0 34
Allahu ekber Cemkeran 0 34
Https:www.facebook.com/pages/c Cemkeran 0 32
Vah sakife alidevrim 0 141
Aşura günü -3- SiaMektebi 0 82
Aşura günü -2- SiaMektebi 0 70
İmam mehdi (a.s)-in yaşantisiy SiaMektebi 0 92
Hz. mehdi’ye inanmak 3 SiaMektebi 0 106
Kalbimizin duası... SiaMektebi 0 155
Güzel hasletler SiaMektebi 0 92
Cuma gecesi ve dua SiaMektebi 0 90
Allah’a yolculuk… SiaMektebi 0 101

» Konu Açan admin   
 Forum
 5. HUMUS
       Humus Hakkında Bilinmesi Gereken Her şey


Konu

Kur’an Açısından Humus / Humusu Terketmenin Sonucunda ki Elemli Azab ve İmtihan / Vacip İnfak / Malın Humusunu Vermemek Küfre Sebep Olur / Humusu Terkeden Müşriktir / Allah Teâlâ’nın Humus Vermeyi Terkedene Bedduası / İnsanı Cehenneme Götüren En Küçük Şey / Humusu Verilmeyen Malla Yapılan Muamele Batıldır / İmam Zaman (a.f)’ın Humus Vermeyene Bedduası / Humus Vermeyenler Ehlibeyt (a.s)’ın Düşmanlarıdır / Bütün Peygamberlerin (a.s) Humus Vermeyene Bedduası / Halkın Kıyamet Günündeki En Zor Hali / Gerçek Ve İhlâslı Mümin Humus Verir / Halk Humus Vermemekle Kendilerini Helâk Eder / Humsun Konulmasının Felsefesi / Humus Vermeyenlerin Malı Batıl Yolda Harcanıp Gider / Humus Vermeyenlerin Sorgu Ve Suali / Amellerin Kabul Olmasının Şartları / Vergi Humus Yerine Geçmez

Kur’an Açısından Humus

Mukaddes İslam şer’i her mal sahibinin mallarından bir kısmını belirli şartlar doğrultusunda ayırıp humus olarak ödemesini karar kılmıştır.

Bu konuda zengin ile fakir arasında bir fark yoktur. Ticaret veya günlük faaliyetler vasıtasıyla bir kazanç elde eden ve bu kazancı kendisinin ve ailesinin yıllık ihtiyacından fazla olan her kes o fazlalığın humusunu vermelidir.

Humusu vermemek malda tasarrufta bulunmanın şer’i mukaddes açısından caiz olmamasına sebep olur. Başka bir değimle humusu verilmeyen malın humusu verilmedikçe o malda tasarrufa bulunmak caiz değildir.

Yukarıda işaret ettiğimiz nokta Kur-an’ı Kerimin ve Ehlibeyt (a.s)’ın önemle değindiği zaruri meselelerdendir. Bu nedenledir ki Yüce Taklit Mercileri fetvaların da bu konuya deyinmiş ve humusu verilmeyen malda humusu verilmeden tasarrufta bulunmayı caiz bilmemişlerdir.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [1]

Kur-an’ı Kerim, beşer arasında emanet koyulan en büyük canlı İlahi senet ve dört delilden (edille’i erbee)’den biridir. Her Müçtehit şer’i hükümleri istinbat etmede (vermede) onun üzerinden hesap yapmış ve humus vermeyi vacip bilmiştir.

Kur-anı Kerimde humus hakkında birkaç ayete istinat edilmiştir.

Birinci ayet: “Allah’a ve (hakla batılın) ayrıldığı, iki topluluğun ( İslam ve küfür ordusu bedir savaşında )karşı karşıya geldiği o günde, kulumuza indirilmiş olana iman etmişseniz bilin ki, ganimet olarak elde ettiğiniz şeyin beşte biri Allah, Resulü, yakınları ( İmam ), yetimler, düşkünler ve yolda kalmış kişi içindir ve Allah’ın her şeye gücü yeter.”Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [2]

Tefsir âlimleri bu ayet hakkında birçok noktaya değinmişlerdir, biz onlardan bazılarına değineceğiz.

1-Bu ayeti şerife Allah Resulü ( s.a.a )’in medineye hicretinden iki yıl sonra bedir savaşı esnasında nazil olmuş ve humus meselesi takriben on yıl Allah Resulü ( s.a.a )’in zamanında hicretin on birinci yılı O Hazretin vefatına kadar İslam dinin kesin hükümlerinden biri olarak beyan edilmiştir.

2-( إِن كُنتُمْ آمَنتُمْ ) “Eğer iman etmişseniz” cümlesinden de anlaşılıyor ki malının humusunu vermeyenlerin Allah’a ve Resulüne nazil olanlara imanları yoktur. Bu ayeti şerife humusun vacip olduğunu gösteren en iyi delildir.

3-( غَنِمْتُم ) Ganimet kelimesi mana itibariyle her türlü faydayı kapsadığından Ayeti şerife bedir savaşı ve ganimetleri hakkında inmiş olsa da bedir ganimetleriyle kısıtlanamaz.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [3]

4-Bu ayeti şerife de muhatap müminlerdir, çünkü ayette İslam mücahitlerinin elde ettiği ganimetlerden söz edilmektedir, bundan da anlaşıldığı gibi İslam mücahitleri müminler idi. Ama buna rağmen “Eğer Allah’a ve Peygambere iman etmişseniz” denilmesi yalnızca iman iddiasında bulunmanın imanlı olmak için yeterli olmadığını, hatta cihada katılmanın bile iman haricindeki hedeflerden dolayı olabileceğinden kâmil imana delalet etmeyebileceğini ve kâmil müminin bütün ilahi emirlere, özellikle de mali emirlere ( humus, zekât vb.) hiçbir ayrım yapmadan amel eden kimsenin olduğunu belirtmektedir.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [4]

5-( مِّن شَيْءٍ ) “Elde ettiğiniz şeyin” tekit için olup umumiyet ve kapsayıcılık ifade etmektedir. Yani “şey” kelimesinin kapsadığı her şeyin humusu vardır.

Müminlerden bazıları humus vermenin mülk sahiplerine ve çok sermayesi olanlara has olduğunu zannediyorlar. Ama gerçekte zekâta tabi olan mal haricindeki bütün mal ve gelire sahip olan herkesin ve malının humusunu verip kendisine bir humus yılı belirleyen kimselerinde humus yılı sonunda fazla kalan mallarının toplumun dar gelirli kesiminden olsalar dahi (para, ihtiyaç fazlası olan araç ve gereçler, şeker, pirinç, vb.) humusunu vermeleri vaciptir.

Nitekim İmam Musa Kazım ( a.s ) şöyle buyuruyor: Halkın istifade ettiği her türlü faydanın ister az ve ister çok olsun humusu vaciptir.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [5]

İmam Sadık ( a.s ) bir hadiste bu şekilde buyurmuştur: Hatta bir terzinin bile diktiği bir elbise karşılığında aldığı beş daniktenBağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [6] biri bizimdir.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [7] ( Yani terzinin elbise dikerek elde ettiği ücret az olsa dahi humusunun verilmesi vaciptir.)

Merhum Allame Tabatabai (r.a) El-Mizan Tefsirinde yukarıda zikredilen ayetin altında humus vermenin ehemmiyetini beyan eden bir kısım rivayetler zikretmiştir, Allame şöyle yazıyor:

Tehzib Ul-Ahkâm kitabında Ali İbn-i Mehziyar yoluyla şu şekilde dediğini naklediyor: Ali İbn-i Raşid bana şöyle dedi:

İmam (a.s)’ın huzuruna varıp Siz bana emirlerinizi yerine getirmemi ve hakkınızı almamı emrettiniz, ben bu konuyu dostlarınız arasında açıkladım ve onlardan bazıları bana şöyle dediler:

İmamın hakkı nedir?

Bu soru karşısında ne cevap vereceğimi bilmedim. Bunun üzerine İmam (a.s):

Humus onlara vaciptir, buyurdu.

Sordum: Ne gibi şeylerde?

İmam (a.s): Eşya ve bağlarında, buyurdu.

Ben tekrar sordum: Acaba tüccar ve sanatkârında mı humus vermesi gerekiyor?

İmam (a.s): İhtiyaçlarını giderdikten sonra humus vermeye güçleri yeterse vermelidirler.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [8]

6-Humus altı bölüme ayrılır ve Allah’u Teâlâ onların isimlerini bu ayeti şerifte zikretmiştir. Bu altı bölüm iki kısım da toplanır:

a-) Allah, Resulullah ( s.a.a ) ve Ehli Beyt ( a.s )’a ait olan bölüm; bu kısma İmam hakkı denilmektedir.

b-) Yetimler, düşkünler ve yolda kalmışlara ait olan bölüm; bu kısmada seyyit hakkı denilmektedir.

7-Humus müçtehide verilmelidir. Bir yarısı seyyitlerin hakkı olup, şer'î hâkimin yetkisindedir. Humusun bu bölümü, tüm şartlara haiz müçtehide teslim edilmeli ve onun izniyle fakir, yetim veya yolculukta muhtaç durumda kalan seyyitlere verilmelidir. Humusun diğer yarısı ise Masum İmam'ın (a.s) hakkıdır ki bu zamanda tüm şartlara haiz müçtehide verilmeli ya da onun izin verdiği bir yerde harcanmalıdır.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [9]

Biz burada birkaç mukaddime ile humusun müçtehide verilmesi gerektiğini ve müçtehide verilmediği takdirde insanın humus vermiş sayılmayacağını ispatlayacağız

a-) Bazıları ayeti şerifte ki ( لِلّهِ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِي الْقُرْبَى ) “Lillah, Lirresul ve Lizilgurba kelimelerindeki lam harfi ihtisas ve mülkiyet ifade ettiğini söylemekteler. Yani bu üç kısım İmam( a.s )’a ait olup İmamın malıdır ve başkasının malında izinsiz tasarrufta bulunmak caiz değildir. Ama “lam” harfinin mülkiyet manası ifade etmesi Allah’u Teala hakkında tasavvur edilemez. Çünkü Allah’u Teâlâ her şeyin mutlak sahibidir. Bu nedenle “lam” harfinin burada (malın sarf edilmesinde) öncelik ifade ettiğini söylememiz gerekir. Yani bu malın kullanımı imamın şahsı için değil belki imamın topluma olan vilayetinden dolayıdır.

Bu yüzden İmam (a.s) veya Taklit mercii dünyadan göçtüğü zaman mirasçıları ( İmamın veya müçtehidin şahsına ait olmayan mallardan “ humus, zekât vb…”) miras alamayacağı gibi o malları da kullanamaz belki o mallar dini maslahatlar yolunda kullanılır.

İmam Humeyni (r.a) hakkın da şöyle naklediliyor: İmam Humeyni (r.a.) dünyadan göçtüğü zaman hesabında dokuz yüz milyon ve çok miktarda dolar vardı, imam Humeyni (r.a) vasiyetnamesinde eşi ve çocuklarına bu paralar hususunda medreselerin ve talebelerin işlerinde kullanılması için Kum ilmi medreseleri şurasına telim edilmesini vasiyet etmişti. Çünkü bu mal şahsi mal olmayıp, Rehberiyyet makamına ait bir maldır.

Evet, Yüce Taklit Mercileri kendilerinde ölüm alametlerini hissettikleri zaman vasiyetnamelerinde şöyle yazıyorlar: Benim adıma bankalar ve sandıklarda (bankalar haricindeki para yatırılan diğer kurumlar) bulunan paralar şahsıma ait olmayıp şer’i vucuhatlardandır.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [10]

İmam Rıza (a.s)’ın vekili İmam Cevat (a.s)’a şöyle arz etti: Ey Allah Resulünün oğlu! Yanımda babanızdan kalan bir miktar para var, bu paraları ne yapayım?

İmam Cevat (a.s) bu şekilde buyurdu: Eğer humus ise bana aittir ve eğer babamın şahsi malı ise miras hükmü doğrultusunda ( mirasçılar arasında )dağıtılmadır.

Sahih bir hadis olan bu hadisten de anlaşılıyor ki Taklit mercii humusun kullanılmasın da İmam (a.s)’ın naibi olup, humusun maliki değildir ve içtihat sahibi, Taklit mercii olması sebebiyle humus onun ihtiyarına konulmuştur.

b-) İmam-ı Zaman (a.f)’nin gaybeti kubrada bulunmasından dolayı İmam (a.f)’a ulaşmamız mümkün değil, bu nedenle aklen İmam (a.s)’ın bulunmadığı bir yerde humus O’nun vekiline verilmelidir.

c-) İslam dinin eksiksiz ve her cihetten kâmil olduğu manasını göz önünde bulunduracak olursak; Eğer dinin programları arasında humus konusu göz önünde bulundurulmayacak olsa ve herkes müçtehide müracaat etmeden malının humusunu kendisi uygun gördüğü yerlerde harcayacak olursa, humus verilmesindeki hedef gerçekleşmeyecek, aynı şekilde bu din; ayakta kalma, daimi olma ve uygulanma aşamasında yetersiz kalacaktır.

d-) Konunun ve masraf yerlerinin belirlenmesi, ehemin mühimden ayırt edilmesi zor olup belki birçok kimsenin üstesinden gelemeyeceği bir şeydir.

e-) Taklit Merciine müracaat etmeden İmam Zaman (a.f)’nin rızası doğrultusunda bir iş yaptığımızdan emin olamayız.

Öyleyse ihtiyat gereği gaybeti Kübra ( İmam Zaman (a.f)’nin ikinci gaybeti ) döneminde humusun İslam hâkimi, içtihat şartlarına sahip, İmam (a.s)’in genel vekili olan fakihe ( müçtehide ) verilmesi ya da onun izni doğrultusunda kullanılması gerekir. Çünkü İslam hâkimi, humusun kullanımını teşhis etme, ehemi mühimden ayırt etme açısından ve adalet, emaneti koruma, takva bakımından diğerlerinden üstündür.

Üstte zikredilen konuya ilaveten: İmam Zaman (a.f) gaybet döneminde herkesin Âlimler ve din mercilerine müracaat etmelerini tavsiye ederek şöyle buyurmuştur: “( Karşılaştığınız ) Sorun ve olaylarda bizim hadislerimizi nakledenlere ( din âlimlerine ) müracaat edin. Öyleyse Onlar benden taraf size hüccet ve bende onlara Allah’ın hüccetiyim.”Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [11]

Bu hadisi şeriften de anlaşılıyor ki:

O Hazret (a.f), İmam Zaman (a.s)’a müracaat edilmesi gereken bütün işlerde Ehli Beyt (a.s)’ın hadislerini nakleden din âlimlerini kendi yerine vekil olarak tayin etmiştir. O işlerden bir tanesi de humus meselesidir.

Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyuruyorlar: İşlerin (Halkın dini, içtimai ve siyasi meselelerinin) icra edilmesi, Allah’a ve dinine marifeti olan, helal ve harama karşı güvenilir olan âlimlerin uhdesindedir.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [12]

Bu nedenle yüce fakihler şu şekilde fetva vermişler:

İmam (a.s) gaybeti döneminde humusun yarısı olan İmam hakkının, içtihat şartlarına sahip olan müçtehide ya da onun vekiline ulaştırılması gerekir. Öyleyse eğer insan müçtehide ya da vekiline müracaat etmeden imam hakkını harcarsa, yeterli olmayacaktır. Yani humus vermiş sayılmayacaktır. Aynı şekilde seyyid hakkının da vacip ihtiyat gereği içtihat şartlarına sahip olan müçtehide ya da onun vekiline ulaştırılması veya müçtehidin izniyle ya yetim ya da yolda kalmış bir seyyide verilmesi gerekir.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [13]

Maalesef bazıları bizim ne zorumuz var ki humusu Taklit Merciine verelim? Acaba kendimiz mahrum olan bölgelere versek, medrese, üniversite ve mescitler yaptırsak veya fakirler arasında taksim etsek, yeterli değil mi?! Diyorlar. Onlar bilsinler ki humus farizası bunların üzerinden kalkmış sayılmaz, bu tür girişimlerde bulunmak humusun kullanımına dair has bir delil bulunduğundan dolayı, şeytanın vesveselerindendir.

8- Ayeti şeriften şöyle anlaşılıyor: İmanın iki önemli esası humus ve cihattır.

İman, Allah’ı Teâlâ ve emirleri karşısında teslim olmaktır; ve imanı seçen herkes imanının sadakatini göstermek için hem cihad etmeli ve hemde humus vermelidir.

İkinci Ayet: “وَآتِ ذَا الْقُرْبَى حَقَّهُ وَالْمِسْكِينَ وَابْنَ السَّبِيلِ” (Akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver.)Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [14]

Üçüncü Ayet: “إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالإِحْسَانِ وَإِيتَاء ذِي الْقُرْبَى” (Şüphesiz Allah, adaleti, iyiliği ve yakınlara (ihtiyaçları olan şeyleri) vermeyi emreder.)Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [15]

Bu iki ayet ve benzeri ayetlerde (ذِي الْقُرْبَى) “Zilgurba” dan maksat Allah Resulünün (s.a.a) Ehli Beytidir. Öyleyse humus ve diğer haklar onlara verilmelidir.

Bu ayeti şerifin açıklamasında zikredilen birçok rivayette “zevilgurba” dan maksadın Ehli Beyt (a.s) ve aynı şekilde “ yetimler, düşkünler ve yolda kalmışlar” dan ise maksat haşimi seyyidlerdir. Biz burada onlardan birine değineceğiz.

Fırat tefsirinde Kufi Deyleminin şöyle dediğini naklediyor: Ben Şamda bulunduğum bir anda Ehli Beyt (a.s)’ın esirlerini şama getirdiler, ben bir tepenin üzerinde durmuştum, şam halkından olan bir yaşlı adam gelerek; sessiz olun, dedi. Sonrada esirler ve İmam Zeynel Abidin (a.s)’a dönerek:

Sizleri katledip ve fitnenin kökünü kurutan Allah’a şükürler olsun.

İmam Seccad (a.s) yaşlı adama cevaben şöyle buyurdu:

Ey yaşlı adam! Sessiz ol ki sana neden bize düşman olduğunu ispatlayayım!!

Ve İmam (a.s): Ey yaşlı adam! Acaba Kur-an okuyor musun?

Yaşlı adam: Evet dedi.

İmam (a.s): Ey yaşlı adam! Acaba Kur-anı Kerimde bize has olup diğer Müslümanlara verilmeyen hakkı buldun mu?

Yaşlı adam: Hayır dedi.

İmam (a.s): Kur-an okumadın mı?

Yaşlı adam: Hayır şüphesiz Kur-an okudum.

İmam (a.s): Öyleyse Enfal suresinde Allah’u Teâlânın “Bilin ki, ganimet olarak elde ettiğiniz şeyin beşte biri Allah, Resulü, yakınları ( İmam ), yetimler, düşkünler ve yolda kalmış kişi içindirBağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [16] ” diye buyurduğunu okumadın mı? Acaba Onların (o grubun) kimler olduğunu biliyor musun?

Yaşlı adam: Hayır dedi.

İmam (a.s): Gerçekten Onlar bizleriz.

Yaşlı adam: Gerçekten onlar sizlermisiniz?

İmam (a.s): Evet dedi.

Sonra yaşlı adam ellerini havaya kaldırdı ve şöyle dedi: Allahım, Ehli Beyt (a.s)’ın katlinden ve düşmanlığından dolayı sana tövbe ediyorum.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [17]

HUMUSU TERKETMENİN SONUCUNDA Kİ ELEMLİ AZAB VE İMTİHAN

Katı tehditlerin savrulduğu ve Allah’ın vacip kıldığı şeylerle muhalefet edenlere azapların vaat edildiği ayetlerden biride şu ayeti kerimedir:

(فَلْيَحْذَرِ الَّذِينَ يُخَالِفُونَ عَنْ أَمْرِهِ أَن تُصِيبَهُمْ فِتْنَةٌ أَوْ يُصِيبَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ) “ Onun emrine aykırı davrananlar, başlarına bir belanın gelmesinden veya kendilerine acıklı bir azabın gelip çatmasından sakınsınlar.”Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [18]

Humus en önemli İlahi vacibatlardandır. Humusun aslıda mukaddes İslam dinin zaruriyyatlarından sayılmaktadır.

Öyleyse her kim humus vermez ve İlahi emirlere aykırı davranırsa, dünyada belanın ve ahrette de acıklı azabın gelip çatmasını beklemelidir.

VACİP İNFAK

Humus bir çeşit vacip infaktır. Eğer birisi malının humusunu verirse Allah’ u Teâlâ onun karşılığında kat kat mükâfat verecektir.

Allah’ u Teâlâ Kur-anı Kerim de şöyle buyuruyor: “Mallarını Allah yolunda sarf edenlerin durumu, her başağında yüz tane olmak üzere yedi başak veren tohumun durumu gibidir.( yani Allah’ u Teâlâ bir tohumdan yedi yüz buğday yaratığı gibi aynı şekilde infakta bulunanlara yaptıkları bir iyilik karşılığında yedi yüz iyilik verecektir.) Allah dilediğine kat kat verir. Allah'ın lutfu geniştir, O herşeyi bilendir.”Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [19]

Hatta bazıları “yuzaifu” kelimesinden maksadın “zi’f” yani yedi yüzün iki katı olduğunu söylemişlerdir. Yani bu durumda Allah’ u Teâlâ bir dirhemi bindörtyüz dirheme kadar artıracaktır.

MALIN HUMUSUNU VERMEMEK KÜFRE SEBEP OLUR

Müslüman karşısındaki Kâfir; Allah’ ı, Allah’ın tek olduğunu, Peygamberin peygamberliğini veya dinin zaruriyatlarından birini inkâr eden kimsedir. Yalnız iki şartla:

1-) İnkâr ettiği şeyin dinin zaruriyatlarından olduğunu bilmeli.

2-) Dinin zaruriyatlarından birini inkâr etmek Peygamberin risaletini ( peygamberliğini ) inkâr etmeğe dönüşürse.

Ama küfr burada şükürsüzlük ve imanın mahalifi manasındadır. Yani humus vermeyen kimse zahirde müslüman olup ıstılahi küfr (müslüman karşısındaki kafir) onu kapsamaz, fakat ahirette kafirlere vaat edilen acıklı azab, humus vermeyen kimseler içinde var.

İmam Sadık (a.s) küfr altı kısma ayırdıktan sonra şöyle buyurdu: Küfrün dördüncü kısmı insanın Allah’ ın emrettiği ( namaz, oruç, humus, zekat vb…) şeyleri terketmesidir.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [20] Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir![21]

HUMUSU TERKEDEN MÜŞRİKTİRBağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [22]

Bir başka hadiste İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: Allah’ u Teâlâ eğer kulu İlahi farizalardan birini terkeder veya büyük günahlardan birini işlerse o kuluna (rahmetiyle) bakmayacak ve onu temize çıkarmayacaktır.

(Ravi diyor şaşkın bir halde) şöyle dedim: Acaba Allah’ u Teâlâ böyle bir şahısa (rahmetiyle) bakmayacak mı!?

İmam (a.s): Evet, zira (böyle bir şahıs müşrik olmuş) ve Allah’ a ortak koşmuştur.

Ravi: Müşrik mi oldu, dedim?

İmam (a.s): Evet, çünkü Allah’ u Teâlâ ona bir işi yapmasını emretti ve şeytanda ona ( Allah’ın emrine muhalifet etmesini ) emretti. Sonra o Allah’ın emrini terkedip, şeytanın emrettiğini yaptı. Öyleyse böyle bir şahıs şeytana itaat etmesinden dolayı ( munafıkların yeri olan ) cehennemin yedinci tabakasında şeytanla beraber olacaktır.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [23]

ALLAH’U TEÂLÂNIN HUMUS VERMEYİ TERKEDENE BEDDUASI

İmam Sadık (a.s) Mutaffifin suresinin tefsirinde şöyle buyuruyor:

“Ölçü ve tartıda hile yapanların vay hallerine!”Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [24] bu ayetteki ölçü ve tartıda hile yapanlardan maksat humustan bizim hakkımızı eksiltenlerdir.

“Onlar, insanlardan ölçerek bir şeyi aldıklarında noksansız alırlar.”Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [25] Yani ganimetten kendi haklarına düşeni eksiksiz alırlar.

“Ve kendileri onlara bir şey ölçtükleri veya tarttıkları zaman eksiltirler.”Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [26] Yani onlardan Ehli Beyt (a.s)’ın humusu istendiği zaman eksiltirler.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [27]

Humus tekit edilmiş islami vacibatlardan biridir. Humusun verilmesinin farz olduğunu, humusu verilmeyen malın kullanılmasının haram olduğunu belirten bir çok hadis vardır ki onlardan bazılarını zikredeceğiz.

İNSANI CEHENNEME GÖTÜREN EN KÜÇÜK ŞEY

Ebu Besir İmam Bakır (a.s)’dan sordu: Hangi amel yapıldığı taktirde rahatça insanı cehennem ehlinden yapar?

İmam (a.s): Yetim malından bir dirhem yiğen kimse ve biz yetimiz.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [28] (Yani humustan bir dirhem dahi vermeyip yemek insanı rahatça cehennem ehlinden yapar.)

HUMUSU VERİLMEYEN MALLA YAPILAN MUAMELE BATILDIR

Ebu Besir İmam Bakır (a.s) şöyle buyurduğunu naklediyor: Bizim hakkımızı bize ulaştırmadıkça hiç kimseye humusu verilmemiş maldan bir şey satınalmak helal olmaz.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [29]

Allame Meclisi (r.a) şöyle diyor: Salih şialardan bir grubun adeti şu şekildedir; Aldıkları her malın ilk önce zekat ve humusunu verdikten sonra ondan istifade ederler.

Üstad Ahmet Meyaneci (r.a)’de bu şekilde diyor: Müminlerden bazıları Büyük irfan hocası Ayetullah Şah Abadi’den desturul amel istediklerinde şu üç işi yapın buyurdular:

1-) Namazı ilk vaktinde kılın.

2-) Ticaretinizde en az karla yetinin.

3-) Hergün ettiğiniz karın bekletmeden humusunu verin.

Başka bir hadiste İmam Bakır (a.s)’ın şöyle buyurduğu naklediliyor: Herkim humusu verilmemiş maldan bir şey alacak olursa onun özrü Allah katında kabul olmayacaktır, çünkü o kendisine helal olmayan bir malı satın almıştır.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [30]

Bu hadistede anlaşıldığı gibi eğer insan humusunu vermediği parayla bir mal satın alacak olursa yapılan muamele paranın humusu miktarınca batıl olur. Ancak müctehidin izin vermesi durumunda muamele sahih olur. Bu durumda da aldığı malın beşte birini müçtehide vermelidir.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [31]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: Şüphesiz Bir Allah’tır ki, O’ndan başka ilah yoktur. Sadakayı (zekatı) bize haram kıldığı zaman humusu bize indirdi. Öyleyse sadaka bize haram, humusun bize verilmesi farz ve karamet ise helaldır.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [32]

İMAM ZAMAN (A.F)’IN HUMUS VERMEYENE BEDDUASI

İmam Zaman (a.f) ikinci has naibi Muhammet İbn-i Osman için gönderdiği mektupta şöyle yazmıştı: Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Allah’ın, Meleklerin ve bütün halkın laneti ve bedduası bizim malımızdan ( humustan ) bir dirhemi dahi ( vermeyip ) kendilerine helal sayan kimselerin üzerine olsun.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [33]

HUMUS VERMEYENLER EHLİBEYT (A.S)’IN DÜŞMANLARIDIR

İmam Zaman (a.f) ikinci has naibi Muhammet İbn-i Osmanın sorusuna cevabında şu şekilde buyuruyor: Ama bizim mallarımızdan ( humustan ) elinde bulunup ve o malı kendine halal bilen, bizim iznimiz olmadan kendi malı gibi o malı kullanan şahıs hakkın da sorduğun soruya gelince, böyle bir iş yapan şahıs lanetlenmiştir ve bizde onun düşmanıyız.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [34]

BÜTÜN PEYGAMBERLERİN (A.S) HUMUS VERMEYENE BEDDUASI

Allah Resulü (s.a.a): Ehli Beytimin malını ve hakkını Allah’ın haram kıldığı halde kendilerine helal bilen kimseler benim ve duası kabul olan bütün Peygamberlerin diliyle lanetlenmişlerdir, (diye buyurduktan sonra şöyle buyurdular): Bize zulüm eden herkes zalimlerdendir ve Allah’ın lanetide onun üzerine olacaktır. Nitekim Allah’u Teâlâ Kur-anı Kerimde böyle buyuruyor:

“Bilin ki Allah’ın laneti zalimlerin üzerinedir.”Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [35]

HALKIN KIYAMET GÜNÜNDEKİ EN ZOR HALİ

İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: Halkın kıyamet günündeki en zor hali humus sahibinin kalkıp “Yarabbi ben humusumu ve hakkımı istiyorum” dediği andır.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [36]

CEHENNEM HUMUS VERMEYENLERİ BEKLEMEKTEDİR

İmam Zaman (a.f) buyuruyor ki: Bizim malımızı (humusu vermeyip) yiyen gerçekte ateş yemiş olur ve (bunlar) pek yakında alevli bir ateşin içinde yanacaktır.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [37]

GERÇEK VE İHLÂSLI MÜMİN HUMUS VERİR

İmran İbn-i Musa şöyle naklediyor: Humus ayetini İmam Kazım (a.s)’a okuduktan sonra bana açıklamasını istedim. O hazret ayetin açıklamasında bu şekilde buyurdular: Allah için olan şeyler aynı zaman da peygamberi içindir ve Resulü için olan şeyler aynı şekilde bizim içindir.

Sonra şöyle buyurdular: Allah’a andolsun ki Allah’u Teâlâ müminlere rızıklarını kolaylaştırdı ve onların mallarının beş dirheminden bir dirhemini Humus olarak Rablerine ve dört dirheminide kendilerine helal kıldı. Daha sonra bizim bu sözümüz ( humus vermeleri ) çok zordur, bu sözümüze kalbi imanla dolmuş ve halis olmuş kimselerden başkası amel edip tahammül göstermez, diye buyurdu. Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir![38]

Evet, humus vermek çok zordur, bu nedenledir ki İmam Sadık (a.s)şu şekilde buyuruyor. Allah’u Teâlâ kullarını malla imtihan etmekten daha zor başka bir şey ile imtihan etmemiştir.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [39]

HALK HUMUS ÖDEMEMEKLE KENDİLERİNİ HELAK EDİYOR

İmam Ali (a.s) şöyle buyuruyor: İnsanlar bizim hakkımızı ( humusu ) vermeyerek karınları ve fercleri vasıtasıyla helak oldular.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [40]

YALANCI ARKADAŞLAR

Muhammed ibn-i Zeyd şöyle diyor: Horasan halkından bir gurup İmam Rıza (a.s)’ın huzuruna vardılar ve O hazretten humusu onlara helal etmesini istediler.

İmam Rıza (a.s): Bu isteyiniz imkânsız bir şey olup (nede büyük bir aldatmadır.) Dilinizle halisane dostluğunuzu bize açıkladığınız halde, Allah’ın bizler için ve bizi de onun için karar kıldığı humusu bize yasaklamak mı istiyorsunuz? Humusu hiç birinize helal etmiyorum, helal etmiyorum diye buyurdu.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [41]

HUMUSUN DİNİN KORUNMASINDAKİ VE OLUSUZLUKLARIN GİDRİLMESİNDE Kİ ROLÜ

Muhammed İbn-i Zeydi Teberi şöyle diyor: İmam Rıza (a.s)’ın dostlarından olan Fars tüccarlarından bir kişi İmam Rıza (a.s)’a bir mektup yazarak bu hazretten humusta tasarrufta bulunmak için izin istedi İmam Rıza (a.s) bu mektubun cevabında bu şekilde yazdılar:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Şüphesiz Allah, lütfü geniş olan ve kerimdir.

Allah’u Teâlâ sevabı iyi ameller ve üzüntüyü de sıkınlar üzerine kefil etmiştir.

Hiçbir mal Allah’ın helal kıldığı yoldan başka bir yolla helal olmaz.

Şüphesiz humus dinin korunup yayılmasında, ailemizin, dostlarımızın, bizim bağışladığımız şeylerin ve zararlarından korktuğumuz düşmanlarımızdan aldığımız haysiyetimizin korunmasında bizim yardımcımızdır.

Öyleyse humusu bizden esirgemeyin ve humus vermeye gücünüz olduğu müddetçe (humus vermeyerek) kendinizi bizim duamızdan mahrum etmeyin.

Gerçekten humus vermek rızığınızın anahtarı, günahlarınızın bağışlanmasına vesile ve asıl fakirliğin olduğu gün (kıyamet günü) için hazırlıktır

Müslüman Allah’a verdiği söze vefa edendir, verdiği söze diliyle icabet edip ve kalbiyle muhalefet eden değil.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [42]

BÜYÜK MÜKÂFAT

İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: (Humustan) İmam (a.s)’a (veya gaybet döneminde vekiline) verilen bir dirhem, humus haricindeki hayırlar için verilen iki milyon dirhemden daha hayırlıdır. Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir![43]

HUMSUN KONULMASININ FELSEFESİ

Humusun korunmasındaki önemi başlıklı konuda zikrettiğimiz hadiste İmam Rıza (a.s) humusun var oluşunun felsefesine şu şekilde değinmektedir.

1-) Dinin korunması ve olumsuzlukların giderilmesi

2-) Humus rızığın anahtarıdır

3-) Humus Ehlibeyt (a.s)’ın duasını kazanmaya vesiledir.

4-)Humus ruhun ve malın temizliğidir. Nitekim İmam Rıza (a.s) bu şekilde buyuruyor: Humus almaktan kastım ancak sizlerin temizlenmesidir.

5-)Humus ahiret azığıdır.

6-)Humus Peygamber (s.a.a) hanedanına saygı göstermektir.

HUMUS VERMEYENLERİN MALI BATIL YOLDA HARCANIP GİDER

İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: Her kim Allah’ın haklarını (humus, zekât vb…) vermezse onun iki katı malı batıl yolda harcar.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [44]

Allah Resulü (s.a.a) buyuruyor ki: Her kim malını toplumun iyi insanlarından bilerek esirgerse Allah’u Teâlâ onun malını mecburi olarak batıl yolda harcatır.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [45]

Yine İmam Sadık (a.s) şu şekilde buyuruyor: Bilin ki her kim malını Allah’a itaat yolunda kullanmazsa o malını Allah’a mesiyet yolunda kullanmaya duçar olur ve her kim Allah’ın hüccetinin hacetlerini halletmek için bir adım atmazsa, Allah’u Teâlâ onu Allah düşmanlarının hacetlerini halletmek için bir adım atmaya duçar eder.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [46]

HER KAZANCIN HUMUSU VARDIR

Semae şöyle diyor: İmam Kazım (a.s)’a humus hakkında bir soru sorduğumda O hazret (a.s): Halkın elde ettiği her gelirin ister az ve ister çok olsun humusunun verilmesi vaciptir.

İmam Rıza (a.s) şu şekilde buyuruyor: Terzinin iğnesinin, sanatkârın araç, gereçlerinin ve bunun gibi yollarla bir gelir elde eden her kesin elde ettiği gelirin humusu vardır.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [47]

HUMUS VERMEYENLERİN SORGU VE SUALI

İmam Bakır :(a.s) buyuruyor ki: Allah’u Tebareke ve Teâlâ kıyamet günü bir grup halkı haşerenin parmağının ucu kadar bir zararı kendilerinden uzaklaştıramayacakları ve elleri boyunlarına bağlı olarak kabirlerinden uyandıracak, yanlarındaki melekler onları (mahşer çölünde) meşakkatli ve zor bir durumda oldukları halde dolaştırırken şöyle diyecekler: Bunlar, Allah’ın kendilerine büyük hayırlar vermesine rağmen küçücük bir hayrı Allah’a vermekten sakınan ve Allah’ın kendilerine bağışta bulunmasına rağmen mallarından Allah’a ait olan hakkı vermeyen kimselerdir.

EVLENMEDEN ÖNCE MALINIZIN HUMUSUNU VERİN

Zureysi Kennas İmam Sadık (a.s) şöyle naklediyor: Halkın hangi yoldan zinaya düştüklerini biliyor musun?

Arz ettim, hayır.

O hazret (a.s): Biz Ehlibeytin humusunu vermeyerek (zinaya duçar oluyorlar.) diye buyurdular.

LEŞTEN DAHA PİS KOKULU

Berra İbn-i Azib şu şekilde naklediyor: Bir gün Muaz İbn-i Cebel Eyyubi Ensarinin evinde Allah Resulü (s.a.a)’in yanında oturmuştu, bu esnada “O gün Sur’a üflenir ve siz bölük bölük (mahşere) gelirsiniz.”Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [48] Ayetinin tefsirini sordu. Allah Resulü (s.a.a):

Ey Muaz! Çok büyük bir konuyu sordun diye buyurdu, sonra mübarek gözlerinden yaşlar akarak şöyle devam etti: Ümmetimden on grup farklı suretlerde haşır olacaktır, Allah’u Teâlâ onları diğer Müslümanlardan farklı kılmış ve yüzlerini değiştirmiştir.

1-) Bazıları maymun suratında,

2-) Bazıları domuz suratında mahşere çıkartılırlar,

3-) Bazıları ayakları yukarıda ve başları aşağıda olduğu halde hareket ederler.

4-) Bazıları kör ve başıboş olarak dolaşırlar

5-) Bazıları sağırdırlar ve dilsiz olup bir şey anlamazlar.

6-) Bazıları ağızlarında dillerini çiğnerler, ağızlarından ise kan ve irin akar öyle ki ağızlarından etrafa yayılan kokudan mahşer halkı rahatsız olur.

7-) Bazılarının elleri ve ayakları kesilmiştir.

8-) Bazıları ateşten dallara asılmıştır.

9-) Bazıları leşten daha kötü kokar.

10-) Bazıları da vücutlarına yapışmış bakırdan bir elbise giyerler.

Ama maymun şeklinde olanlar, Müslümanlar arasında söz dolaştıranlardır.

Domuz şeklinde olanlar, rüşvet ve haram mal yiyenlerdir.

Başlarıyla ayakları yer değiştirenler, faiz yiyenlerdir.

Kör olarak dolaşanlar, hüküm verirken başkasının hakkına tecavüz edip ve zülüm edenlerdir.

Sağır ve dilsizler, kendini beğenmiş ve amelleriyle övünüp, tekebbürlenen kimselerdir.

Ağızlarında dillerini çiğneyenler, sözleriyle amelleri uyuşmayan âlimler ve hâkimlerdir.

Elleri ve ayakları kesilmiş olarak mahşere çıkarılacak olanlar, komşularına eziyet edenlerdir.

Ateşten dallara asılanlar, sultan ve padişahların yanında halkı çekiştirenlerdir.

Leşten daha kötü kokanlar, dünyada nefsin istek ve heveslerine uyanlar, zevk peşinde olanlar ve Allah’ın mallarında olan haklarını vermeyenlerdir.

Vücutların bakırdan bir giysi olanlar ise kibirlenip böbürlenenler ve büyüklük taslayanlardır.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [49]

EN KÖTÜ MAL

İmam Ali (a.s) şöyle buyuruyor: Allah hakkı ( humus, zekât vb…) verilmeyen mal en kötü maldır.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [50]

CENNETE GÖTÜREN AMEL

Hicretin onuncu yılında Ebdul kays taifesinden bir grup Allah Resulü (s.a.a)’e mektup yazarak: Ey Allah Resulü (s.a.a) bizimle sizin aranızda kâfirler ve müşrikler çok olduğundan haram aylar ( Zil kade, Zil hicce, Muharrem ve Recep) haricinde sizi ziyaret edemiyoruz. Bu yüzden bize amel ettiğimiz takdirde cennete gidebileceğimiz ve bizden sonra nesillerimize nasihatte bulunabileceğimiz desturlarda bulunmanızı talep ediyoruz.

Allah Resulü (s.a.a) mektubun cevabında şu şekilde buyurdular:

Size dört şeyi emrediyorum;

1-) Allah’a imanı, imanın ne olduğunu biliyor musunuz?

İman, Allah’ın birliğine ve Hz. Muhammed (s.a.a:)’in Allah’ın Resulü olduğuna şahadet etmektir.

2-) Namaz kılmayı

3-) Zekâtı vermeyi

4-)Ganimetinizin (Elde ettiğiniz gelirlerin) humusunu vermeyiBağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [51]

Bu hadisi şeriften de anlaşıldığı gibi humus fakat savaştan elde edilen ganimetlere has olmayıp, bütün menfaatleri kapsamaktadır.

Allah Resulü (s.a.a) bu mektupta Müslümanların her ferdini kapsayan bazı hükümlere değinmiş olmasıyla beraber Allah ve Resulüne iman, Zekât vermek, Namaz kılmak gibi vacibatların savaş ganimetleriyle hiçbir irtibatı yoktur. Humus farizasının bu farizaların kenarında zikredilmesi ve “ganim” kelimesinin örfen ve luğaten genel bir manaya sahip olması gibi birçok delil bütün gelirlerin humusa tabi olduğuna şahitlik etmektedir.

AMELLERİN KABUL OLMASININ ŞARTLARI

A-) Namaz kılanın Elbisesi

Humusu veya zekâtı verilmeyen parayla alınan elbiseyle kılınan namaz batıldır.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [52]

B-) Namaz kılanın Mekânı

Humusu veya zekâtı verilmeyen parayla alınan mülk üzerinde tasarrufta bulunmak haram ve orada kılınan namaz batıldır.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [53]

C-) Humusu verilmeyen parayla gusül etmek

Eğer birisi gusül etmek için hamama gidip ve hamam parasını haram veya humusunu vermediği paradan öderse guslü batıl olur.

D-) Batıl Hac

Bütün müminler mallarının humusunu vermelidirler, özellikle hacca gidecek olanlar, çünkü malının humusunu vermediği müddetçe o mal üzerinde tasarrufta bulunamaz ve onunla hacca gidemez.

Eğer hacca giden şahıs “Nisa tavafının namazını” gasp edilmiş veya humusu verilmemiş parayla aldığı bir elbiseyle kılacak olursa namazı batıl olur ve dolayısıyla Nisa tavafı namazı batıl olan kimseye hanımı da haram olur.

ORTAK MALIN HUMUSU

Yüce Taklit Mercilerinin çoğunun fetvaları şu şekildedir:

Eğer iki ortaktan biri kendi hakkının humusunu veriyor diğeri vermiyorsa, şeri hâkimden (müçtehitten) veya vekilinden izin almadıkları müddetçe ortaklardan hiçbiri o mal üzerinde tasarrufta bulunamazlar.

HUMUS VERMEYENLERLE İSTİŞARE ETMEK

Eğer insan birinin humus vermediğini bilip fakat humuslu malının olup veya olmadığını bilmediği müddetçe o şahısla istişarede bulunabilir, evine misafirliğe gidebilir, orada namaz kılabilir ve o şahısın verdiği hediyeyi kabul edebilir. Ayrıca araştırma yapması gerekmez.

Nitekim Masum İmamlardan şu şekilde naklediliyor: Helali ile haramı birbirine karışmış olan her şeyin, haram olanını terk etmen için hangisinin helal veya hangisinin haram olduğunu kesin olarak bilmediğin müddetçe o şey sana helaldir.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [54]

Bir diğer hadiste ise şöyle naklediliyor: Kesin olarak haram olduğunu bilmediğin her şey sana helaldir.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [55]

KURTULUŞ YOLU İHTİYATA AMEL ETMEKTİR

İhtiyata amel etmek, yüzde yüz yakini olup, doğruya ve kurtuluşa en yakın olandır.

Nasıl ki Masum İmamlar (a.s): “İhtiyat yolunu seçen herkes hak yoldan ve sıratı müstakimden sapmaz.” Diye buyurmaktadırlar.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [56]

Bu nedenledir ki büyük âlimlerimiz “İhtiyat kurtuluş yoludur”Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [57] buyurmuş ve şüpheli durumlarda ( humusunun verilip, verilmediği olmayan vb…) bir malı kullanma gereği hissettiklerinde o malın humusunu veriyorlar.

Allame (r.a) Münteha kitabında şöyle buyuruyor: Humus kesin olarak haramla karışmış malı temizleyicilerdendi. Öyleyse humus, haram malın karışma ihtimali bulunan bir malı temizleye daha layıktır.

VERGİ HUMUS YERİNE GEÇMEZ

Bazıları verdikleri vergileri humus yerine sayabileceklerini zannediyorlar, böyle düşünen kimseler çok büyük hata ediyorlar. Çünkü vergi devlet kanunları gereği alınıp her şeyi kapsar, ama humus sadece yedi şeyi kapsar o yedi şey haricindeki şeylerin humusu yoktur.

Vergi devletin idaresi içindir, ama humus Müçtehidin izni ile belirli yerlerde kullanılır.

HUMUS VERMENİN ADABI

Humus veren kimsenin birkaç şeye dikkat etmesi iyidir.

1-) Yaptığı ameli büyük görerek büyülenmekten sakınmalıdır.

Nitekim İmam Bakır (a.s) şöyle buyuruyor: Üç şey helak edicidir, onlardan biri “Şahısın yaptığı ameli büyük görmesidir.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [58]

2-) Başa kakıp, eziyette bulunmaktan kaçınmalıdır.

Allah’u Teâlâ şu şekilde buyuruyor: “Ey iman edenler! Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyip de, malını insanlara gösteriş olsun diye sarf eden kimse gibi, başa kakma ve eziyet etmekle sadakalarınızı boşa çıkarmayın.”Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [59]

3-) Humusu verirken Allah Resulü (s.a.a)’in zürriyetine karşı alçak gönüllü olmalıdır.

4-) Kendini Allah kullarından bir kul bilmelidir, Allah’u Teâlâ mülkünden bir miktarını ona teslim etmiş sonrada ondan az bir miktarını Resulünün zürriyetine vermesini emretmiştir ve bu amel karşılığında büyük mükâfat olarak dünyada mal ve ahirette de büyük sevap karar kılmıştır.

İmam Sadık (a.s) kulluğun hakikati hakkında şöyle buyuruyor: Kul Allah’ın ona bağışladığı şeylerde kendine ait bir mülk görmez. Çünkü kullar hiçbir şeyin maliki değillerdir. Malı, Allah’ın malı bilir ve Allah’ın emrettiği yerlerde harcarlar.Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir! [60]

Allah’u Teâlâ Resulünün evlatlarını muhtaç ve fakir duruma düşmemeleri, halkın pis ve kirli paraları olan sadakayı almaktan korumak için humusu farz kılmıştır.

Humus vermenin sevabının çokluğu ve mükâfatının büyüklüğü hakkında şüphe yoktur, neden böyle olmasın ki çünkü humus vermek Allah Resulü (s.a.a)’in evlatlarına yardımdır.

Bir başka hadiste ise şu şekilde buyuruyor: Kıyamet günün de dört gruba bütün dünya ehlinin günahlarıyla gelmiş olsalar da şefaat edeceğim.

1-) Benim Ehlibeytime yardım eden kişiye,

2-) Malını Evlatlarımın ( ihtiyaçlarını gidermek için ) onlara bağışlayan kişiye

3-) Dili ve kalbiyle evlatlarımı sevene,

4-) Evlatlarım dışlandıkları veya terk edildikleri zaman onların ihtiyaçlarını gidermek için çaba gösterip koruyan kişiye,

SADATA SAYGI GÖSTERMEK VACİBTİR

İsmail İbn-i İmam Sadık (a.s)’ın çocuklarından biri Kum şehrinde yaşıyor ve açıkça şarap içiyordu. Bir gün ihtiyacından dolayı Kum da İmam Hasan Askeri (a.s)’ın vekili olan Ahmet İbn-i İshak Eş’erinin evinin önüne gelip içeri girmek için izin istediğinde Ahmet izin vermedi. Bunun üzerine Seyyid üzgün ve kırgın bir halde evine döndü.

Bu olaydan sonra Ahmet İbn-i İshak hacca gitmek için yolculuğa çıktı ve Samerra şehrine vardığında hemen İmam Hasan Askeri (a.s)’ın huzuruna varmak için izin istedi fakat İmam (a.s) izin vermedi.

Bu durum üzerine İmam (a.s) izin verinceye kadar ağlayıp sızladı, İmam (a.s)’ın huzuruna vardığında da “Ey Allah Resulünün oğlu! Şialarınız ve dostlarınızdan olduğum halde neden huzurunuza varmama izin vermediniz?!

O hazret cevaben sen amcam oğlunu evinin kapısından geri çevirdin, diye buyurdu. Bunun üzerine Ahmet ağlayarak Allah’a yemin edip, ben onu şarap içmeği terk edip tövbe etsin diye geri çevirdim, dedi.

İmam (a.s): Doğru diyorsun ancak Ona ihtiramda bulunman gerekirdi. Öyleyse Onu küçümseme ve ihanet etme eğer böyle yaparsan ziyankârlardan olursun çünkü o bize mensuptur.( Yani günahkâr olsa bile o, hem seyyid ve peygamber evladı hem de bizim Şialarımızdandır.)

Ahmet İbn-i İshak yolculuktan döndükten sonra Hüseyn İbn-i Hasan’ı bir mecliste görünce ayağa kalkıp ihtiramda bulundu, bunu gören Hüseyn İbn-i Hasan şaşırarak bu ihtiramın sebebini sordu. Ahmet’te kendisi ile İmam Hasan Askeri (a.s) arasında geçen olayı aynen anlattı. Bunu duyan Hüseyn yaptığı işlerden dolayı pişman oldu ve tövbe etti, sonrada evine dönerek evinde olan bütün şarap ve şarap aletlerini yere atıp kırdı. Ondan sonrada ömrünün sonuna kadar takvalı, ibadet ehli ve devamlı namazını mescitte kılıp itikâflarda bulundu. Mezarı Kum şehrinde Hz. Masumenin mezarının yakınındadır.




YA ALLAH BENİ VERDİĞİN GÜZEL NİMETLERİNLE ŞEREFLENDİR. NEFSİMLE MUCADELEMDE BAŞARISIZLIĞI MEN ET BENDEN EY YÜCELER YÜCESİ RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAHIM.!

VERDİĞİN ACIYA, KEDERE,  GAM VE MUTSUZLUĞA ŞÜKÜRLER OLSUN.!

Resimler Sadece üyeler içindir!

Resimler Sadece üyeler içindir!

admin
Webmaster


Durumu Dışarıda
» Cevap Veren ironman   

Cevap

elleriniz dert görmesin allah razı olsun çok güzel açıklamışsınız


ironman
Normal Üye


Durumu Dışarıda
Bu konuda 1 Sayfa 1 Cevap Var
» Son Konular İstatistik Forumda Ara
es selamun aleyküm muhammedali aşkına okuyunuz ve ...
EY HASRET GÖNÜLLERİN ÖZLEMİ GEL...
Es-Selam Aleykum...
gadr-i hun...
İmam Rıza (as)’ın Güzel Ahlakı-2...
Üst Kategori (18)
Alt Kategori (77)
Konular (2007)
Cevaplar (7772)
Toplam Adettir

Başlık : Konu : Cevap :
» Bugün Giren Üyeler : 1 » siican
|#Genel Sorumlu|@Site Yöneticisi|*Bölüm Editörü|+Forum Editörü|!Sohbet Editörü|Gezici Üye|Normal Üye|Hevesli Üye|Azimli Üye|
|Çalışkan Üye|Verimli Üye|Bağımlı Üye|Abone Üye|Tiryaki Üye|Yıldız Üye|Bilgin Üye|Prof Üye|Üstad Üye|Süper Üye|Altın Üye|Ulu Üye|
» CopyrightYukarı Git
2oo9 © Copyright Şia Mektebi - Ferec Bilisim
Site Design Coding © C.C.P. Ferec Bilişim
 Ana Sayfa 
 Forum
 Haberler
 Dosyalar
 Makaleler
 Resimler
 Videolar
 Bağlantılar
 İlanlar
 Firmalar
 Köşe Yazıları
 Marketim
 Forumlar
 Turizm  
 Makaleler
 İlginç Bilgiler  
 Şiirler  
 Fıkralar  
 Hikayeler  
 Edebi Yazılar  
 Kitap Özetleri  
 Efsaneler  
 Güzel Yazılar  
 Videolar 
 Politika  
 Tarih  
 İnanç  
 Eğitim  
 Medya  
  Resimler
 Akademisyen  
 Yazar  
 Gazeteci  
 İşadamı  
 Bilim Adamları  
 Sanatçı  
 Eğitimci  
 Şair  
 Sporcu  
 Mp3ler
 Haberler  
 Hastalıklar  
 Terimler  
 Aile Planlaması  
 Kadın Hastalıkları  
 Estetik  
 Şifalı Bitkiler  
 Beslenme  
 Özel Bölümler  
 Yemek Tarifleri
 Sağlık Bilgileri  
 Radyolar
 Namazlar 
 Şiirler
 Dualar
 Hacc
 Aşura
 Gadir-i Hum
 Soru ve Cevap
 

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Bu site içerisinde yer alan tüm bilgiler ve medya içerikleri tamamen bilgilendirme amaçlıdır. İçeriklerin sorumluluğu yazarlarına ait olup site yönetimi herhangi bir sorumluluk yüklenmemektedir. Telif hakkı ihlali yapıldığını düşündüğünüz içerikleri site yönetimine bildirdikten en geç (Telif hakkının ihlali doğrulandığında) 48 saat içerisinde sitemizden kaldırılır.