| Gözleri iri ve siyahı çok siyah, beyaz kısmı da çok beyaz olan, Cenâb-ı Allah'ın, cennetliklere vadetmiş olduğu güzel kızlardan her biridir. |
| Kur'ân-ı Kerim'de Huriler |
"Müttakiler güvenli bir yerde; bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. İnce ipekten ve parlak atlastan giyinerek karşılıklı otururlar. Böylece biz onları, siyah iri gözlü hûrîlerle evlendirmişizdir." (Duhan,51-54). | Resimler Sadece üyeler içindir! |
"Müttakilere kurtuluş, başarıya ulaşma, bahçeler, bağlar, göğüsleri tomurcuklanmış yaşıtlar ve dolu dolu kadehler vardır." (Nebe, 31-34) | Resimler Sadece üyeler içindir! |
"Onlar koltuklara yaslanıp kurularak, birçok meyveler ve içecekler isterler. Ve yanlarında da bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş (utangaç bakışlı) yaşıt dilberler vardır." (Sâd,51, 52) | Resimler Sadece üyeler içindir! |
"Biz ceylan gözlüleri defterleri sağdan verilenler için inşa etmişiz (yeniden yaratmışız)dır. Onları bâkire, eşlerine düşkün ve hepsini bir yaşta kılmışızdır." (Vâkıa, 35-38) | Resimler Sadece üyeler içindir! |
"Orada huyları güzel, yüzleri güzel kadınlar vardır" (Rahmân, 70) | Resimler Sadece üyeler içindir! |
"Orada utangaç bakışlı öyle kadınlar vardır ki, bundan önce kendilerine ne bir insan ne de bir cin dokunmamıştır." (Rahmân, 56) | Resimler Sadece üyeler içindir! |
"Ve sedeflerinde saklı inciler gibi iri siyah gözlü eşler" (Vâkıa, 22, 23) | Resimler Sadece üyeler içindir! |
| Hadislerde Huriler |
| Cennet ehlinden her birinin iki kadını vardır ki, vücutlarının şeffaflığından baldır kemiklerinin ilikleri etinin üstünden görünür. Ehl-i Cennet arasında ne ihtilaf vardır ne de düşmanlık; gönüller sanki bir gönül, sabah akşam Allah'ı tesbih ederler" (1) Ümmü Seleme, Peygamber (s.a.s)'e bir gün, -Ya Rasûlüllah! dünyada ki kadınları mı, yoksa Cennetteki hûrîler mi daha iyidir? diye sorar. Rasûlüllah (sav); -Dünyadaki kadınların üstünlüğü, yüzün astara üstünlüğü gibidir" diye cevap verir. Ümmü Seleme; -Niçin, deyince O, şöyle cevap verir; -Dünyadaki kadınlar namaz kıldıkları, oruç tuttukları ve birçok ibadetlerde bulundukları için. (2) |